Çocuklar için kitap seçerken

Çocuklar için kitap seçerken

Artık çocuk kitaplıkları çok şenlendi. Her yaş grubu için birçok yerli ve çeviri kitap kitapçıların raflarını süslüyor. Gelişen illüstrasyon teknikleri bu dünyayı alabildiğine renkli ve eğlenceli hale getiriyor. Hatta sadece çocuklar için değil yetişkinler için de.

Kitapları bazen uyusunlar diye, bazen birlikte düş kurmak için, bazen de eğlenmek için okuyoruz çocuklara. Yani hem düşlerin, hem oyunların, hem de uykuların bir parçası çocuk kitapları. Kadınlar ve erkekler, doğa, hayvanlar, güç ve bunların aralarındaki ilişkiler bu kitapların ana unsurları. Bu nedenle de kitapların neyi nasıl anlattığı, nasıl görseller kullandığı ve dili gibi unsurlarına dikkat etmek gerekiyor.

Hiçbir çocuk ırklar, eşitsizlikler, cinsiyetler arası ayrımlar, diğer canlıların daha değersiz olması gibi düşüncelerle dünyaya gelmez. Yetişme süreci tüm bu hiyerarşileri de öğrenme sürecidir. Ve çocuk kitapları da çoğu zaman buna eşlik eder. Bu sebeple çocuk kitaplarını seçerken de dikkatli olmak gerekir.  Peki çocuklara kitap seçerken nelere dikkat etmek gerekir?

 

Cinsiyetçi çocuk kitaplarına karşı uyanık olmak

Çocuklarla ilgili her şey ikili cinsiyet rejimine göre düzenlenmiş durumda. Kıyafetler, oyuncaklar, bilgisayar oyunları
ve elbette çocuk kitapları. Eğer güçlü kız çocukları ve adil oğlan çocukları yetiştirmek istiyorsanız bu konuda uyanık olmanız gerekiyor.

Kız çocuklara hanım hanımcık olmayı, prenses gibi davranmayı öğreten/öğütleyen kitapların karşısında, oğlan çocukları için erkek kahramanlı kitaplar bulunuyor. Kitapların çoğunluğunda kahraman prensi bekleyen prensesler anlatılıyor. Hatta bu kitaplarda prenses bile olsalar kadınların sesi pek duyulur olmuyor.

Bu ikili ayrışma çocuklara nasıl kız ve oğlan çocuklar olmaları gerektiğini ve iki cinsiyet arasındaki çizgileri öğretiyor. Oysa bu çizgilerin ne kadar yapay, değişebilir olduğunu kendi yaşantılarımızdan, kendi hayatımızdaki kahraman kadınlardan da biliyoruz.

Bu ikili anlatıya karşı kadın kahramanların görünür olduğu, sesinin duyulduğu, cinsiyetsiz olarak tasarlanmış veya cinsiyet rollerini ve kalıplarını değiştiren kitapları tercih etme şansına sahibiz. Bu meseleyi kendine dert etmiş, kız ve oğlan çocuklar için kalıpların dışına çıkan, eğlenceli ve iyi hazırlanmış kitaplar bulmak mümkün. Ancak bu konu her zaman dikkatli seçim yapmayı gerektiriyor. Diğer yandan cinsiyet rollerini pekiştiren kitaplar alışveriş yaptığımız marketin kasasının yanında, herhangi bir kitapçıda veya oyuncakçıda sepetin içinde, yani neredeyse her yerde… Bu kitaplara ulaşmak alabildiğine kolay ve görece ucuz. Hatta bu sepetlerde muhafazakâr bir algıyla oluşturulmuş çok fazla kitap da yer alıyor ki bu kitaplardaki cinsiyet ayrımı çok daha katı.

Çocuk kitaplarında düş gücü

Kitap veya çocuklar için oyun malzemesi seçerken dikkat edilmesi gereken bir diğer mesele düş gücüne olanak vermesi. Çünkü sınırsız bir düş gücüyle doğuyor çocuklar. Oysa onlar için üretilmiş materyallerin ve kitapların çoğunun sınırları oldukça katı. “Taşırmadan boyayınız” katılığında birçoğu. Oysa çocukluk biraz da aksini gerektirmez mi? Düşleri sınırlayan ve mürebbiye edasıyla öğütler veren birçok çocuk kitabı var. “Değer” serileri bunların başında gelse de didaktik bir anlatım birçok çocuk kitabında karşımıza çıkıyor. Önerim bu katı değer serilerinden uzak durmak. Öncelikle çocukların dayanışma, saygı, özgüven gibi aslında sosyal ilişkilerinden bağımsız geliştiremeyecekleri davranış biçimlerini bu kitaplardan kıssadan hisse şeklinde edinmelerini beklemek kısmen kolaycı bir yaklaşım. Öte yandan iyi olarak niteleyeceğimiz birkaç örneğin dışında bu değer serileri “bu davranış kötüdür” indirgemeciliğine kaçıyor.  İkinci önerim ise didaktik bir anlatımı tercih etmeyen, düşlere eşlik eden kitapları tercih etmek.

Çeviri kitaplar ve sessiz kitaplar

Çocuk kitapları ile ilgili diğer bir konu ise çeviri meselesi. Çocuk kitapları içinde Türkçe yazılan çok iyi kitapların yanında, çeviri kitaplar da epey bir yere sahip. Çok iyi çeviri ve adaptasyonlar olmakla birlikte, özellikle okul öncesi çocuklar için hazırlanan kitaplarda dile, dil özelliklerine ve adaptasyona yeterince dikkat edilmediğini görüyoruz. Burada da harika bir fikir akmayan bir suya dönüşüyor. Oysa akıcılık ve ahenk çocuk kitabının olmazsa olmazı. Bu durumda bazen bu kitaplardan kaçınmak, bazen de hikayeyi yeniden yazmak gerekiyor.

Benim tüm dil bariyerlerine karşı en sevdiğim türlerden biri sessiz kitaplar. İllüstrasyon tekniklerinin gelişmesiyle birlikte öyküyü sadece resimlerle anlatan az sayıda da olsa kitap bulunuyor. Üstelik sessiz kitaplar düş gücüne ve yaratıcılığa olanak sağlayan türler. Bunların artması şimdilik bir dilek. Sessiz kitaplara, kesin bir son yerine düş gücüne yer bırakan kitapları eklemek mümkün. Hatta her kitap için kitabın sonunu değiştirmek çocukların yaratıcılığına alan açacak bir etkinlik olarak düşünülebilir.

Çocuk kitapları konusunda başka bir bariyer de elbette kitapların fiyatları. 1001 Çiçek ve ODTÜ gibi herkes için erişilebilir çocuk kitabı politikası uygulayan yayınevleri dışında genel olarak çocuk kitaplarının uygun fiyatlı ve herkes tarafından ulaşılabilir olduğunu söylemek zor.  Burada da ebeveynler arası kitap takası veya paylaşımı, Ankara Batıkent’te kolektif şekilde oluşturulan Şeker Portakalı gibi kütüphaneler iyi yöntemler olabilir.  

Sonuç olarak çocuk kitabı seçmek ciddi bir mevzu. Okul kitaplığına, arkadaşımızın çocuğuna veya kendi çocuğumuza, kime ve nereye alıyor olursak olalım çocuklar için kitap seçerken dikkatli olmayı bırakmamak gerekiyor.

Dünyayı verelim çocuklara

Mart 31, 2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir