Görgülü kuşlar gördüğünü işler

Görgülü kuşlar gördüğünü işler

İnsanlar doğduğu ilk günden itibaren mizaçlarıyla, deneyimleriyle, içinde bulundukları çevreyle ve bu çevreyle olan ilişkileriyle toplumsal yaşamda var olmaya çalışır. Bireylerin yetişkin dönemdeki tutum ve davranışları özellikle de çocukluk döneminde belirlenirken, bu dönemde;  kendilik gelişiminin desteklenmesi, ihtiyacı olduğu sınırların konulması, sevgiyle büyümesi ve her türlü şiddetten uzak olması, sağlıklı bir toplumsal ve bireysel yaşam için önemlidir. Bu noktada aile tutumları çocukların kişiliği üzerinde belirleyicidir.

Araştırmalardan çıkan sonuçlara göre aile tutumları arasında ülkemizde en yaygın tutumlar demokratik, aşırı koruyucu ve aşırı otoriter aile modelleridir. Her gün şiddetin giderek arttığı ülkemizde, bu aile modellerinin şiddete olan dolaylı ya da dolaysız etkisinin sorgulanması daha da önemli hale gelmektedir.

Aile modellerini açıklayacak olursak;

Aşırı Koruyucu Anne-Baba Tutumu:

Her çocuğun korunmaya, yönlendirilmeye ihtiyacı vardır; ancak belli sınırlar içerisinde. Aşırı koruyucu ebeveyn tutumuna baktığımız zaman çocuğun üzerinde kontrol ve korumanın fazla olduğunu görüyoruz. Bu aile sisteminde müdahale, çocuğun gelişimine fırsat vermeme ön plandadır ve bu durum özgüven ve kendilik gelişiminin zayıf olmasına sebep olabilir. Çocuk kendi başına var olabileceğine ve bir şeyler üretebileceğine dair inanç geliştiremeyebilir ve daima bir yönlendirene ihtiyaç duyabilir.

Ebeveyn tutumumun aşırı koruyucu olduğu evlerde, çocukların yapabileceği pek çok şey anne-baba tarafından yapılır ve çocukların yaşayarak öğrenmelerinin önüne geçilmiş olunur. Her konuda gereğinden fazla müdahale edilerek, çocukların kendilerine yeter hale gelmelerine ve kendilerine güvenmeyi öğrenmelerine engel olunur. Böylece çocuklar kendi başına karar almada zorluk çekebilir ve bağımlı bireyler haline gelebilir.

Aşırı koruyucu tutum çocuğun sosyal gelişimini ve uyumunu zedeleme potansiyeline sahiptir. Çocuk hem akranlarıyla hem de yetişkinlerle iletişim kurmakta zorluk yaşayabilir, hep kendi isteklerinin olmasını bekleyebilir, bu istek karşılanmadığı zaman da üzülebilir, öfkelenebilir ve grubun dışında kalabilir.

Aşırı Otoriter Anne-Baba Tutumu:

Çocuğu sürekli kontrol altında tutan, kurallara sıkı sıkıya uymasını bekleyen anne-baba tutumudur. Çocuk, sıkı bir kontrol ve baskı altındadır. Bu sistemde anne-babalar sürekli yıkıcı olarak eleştiren, hata bulan, ceza veren yargıçlar ya da gardiyanlar gibidir. Çocuk, anne-babaya boyun eğer. Bununla beraber,  anne-babalar çocuğun gelişim düzeyini, kişilik özelliklerini ve isteklerini dikkate almadan, çocuktan kendilerinin uygun gördüğü gibi davranmasını isterler. Çoğu zaman gerekli açıklama yapılmadan ya da koyulan sınırın gerekliliği değerlendirilmeden, sadece kendileri böyle istedikleri için çocuklarının bu davranışları yerine getirmelerini beklerler. Uyulmadığı ya da istenilen gibi davranılmadığı taktirde çocuklar çok sık cezalandırılır. Cezalar dayak gibi fiziksel olabildiği gibi; çocuğu aşağılama, ona lakap takma gibi duygusal da olabilir. Unutulmaması gereken şey hem fiziksel hem de duygusal yaptırımların çocuklarda -görünmese bile- iz bıraktığıdır.

Cezalar çocuklara doğru davranışın ne olduğunu öğretmez, sadece otorite figürü ortamdayken yanlış davranışın durmasını sağlar. Bu durumda aslında aileler uzun vadeli değil, kısa vadeli sonuçlar almış olur. Böyle bir ortamda büyüyen çocuklar öfke ve üzüntü gibi duygularını, isteklerini ve fikirlerini rahatça ifade edemeyip içine kapanabilirler ya da tam tersi öfkesini saldırganca, hem kendine hem de başkalarına zarar vererek gösterebilirler. Otoriter tutumun çocuklarda bağımsız kişilik gelişimini engelleyebildiği görülmektedir. Özellikle erkek çocuklarda saldırganlık düzeyini artırma ve benlik saygısı düzeyini düşürme açısından da risk faktörüdür. Öfke ve sağlıklı olmayan problem çözme tarzı kuşaktan kuşağa aktarılır. Otoriteyi kullanarak problem çözmeyi öğrenmiş bir çocuk, kendisi otorite haline gelince öğrendiklerini uygulamaktan kaçınmayacaktır. Bu illa ki çocuk büyüyünce olmaz, arkadaşlarına zorbalık yapabilir ya da kendisinden daha güçsüz canlılara öfkesini gösterebilir.

Kaynaklar:

Baumrind, D. (1966). The effects of authoritative parental control on child behaviors. Child Development, 37, 887- 907.

Mackenzie, R.J. (2010). Çocuğunuza Sınır Koyma. Çev: Gürel, Ankara: HYB Basım Yayın. (Orijinal çalışma basım tarihi: 1998).

Sezer, Ö. (2009). Ergenlerin kendilik algılarının anne baba tutumları ve bazı faktörlerle ilişkisi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 1, 1-19.

Pekşen Akça, R. (2012). Ana babaların çocuk yetiştirmede aşırı koruyucu olmaları, Akademik Bakış Dergisi, 29.

 

Film Tanıtımı: Kaptan Fantastik

Nisan 27, 2017

Uçurtma Çocuk Dergisi 1. yaşını çocuklarla kutluyor!

Nisan 27, 2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir