Müzeler Değişiyor…

Müzeler Değişiyor…

Günün birinde National Gallery’e yolun düştü. Monet’nin “Gün Batımı, Nilüferler” tablosundan gözlerini alamıyorsun… Ama o da ne? Arkanda bir çocuk sesi. Belli belirsiz duyduğun ses gittikçe yaklaşıyor…

“Üfff! Sıkıldım!! Sıkıldım artık gidelim!”

National Gallery’de Türkçe konuşan bir çocuk! Ah evet senin çocuğun!

Üzüle sıkıla Monet’ye hoşçakal deyip galeriden çıkıyorsun…

Böyle mi olmalıydı?

Anne ve babalar bazen çocukları için fedakârlıklar yapmak zorunda kalıyor. Peki, çocuklar sıkılmakta haksız mı? Müzede çocuklarla daha eğlenceli vakit geçirilemez mi?

Hadi ama, küçük bir çocukken müzede geçirdiği zamanları hatırla!

Koşturamıyorsun, zıplayamıyorsun, yetişkinler sürekli oraya buraya dokunmaman gerektiğini söylüyor…

Aklıma gelen en eski müze gezim ben küçük bir çocukken Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne yaptığımız geziydi. Küçük heykelcikleri ve bir adamın bilmediğim krallar hakkında anlattığı şeyleri hayal meyal hatırlıyorum. Üstelik o zamanlar müzeyi bir rehber eşliğinde gezmek çok havalı bir şeydi. Ama sıkılıyordum işte! Ve şimdi inanıyorum ki tek sıkılan kişi ben değilmişim, dünyanın bir yerlerinde benimle benzer düşünen birileri müzecilikte çok köklü değişiklikler yaptılar. O zaman yaşasın sıkılanlar!

 Nesne temelli değil, ziyaretçi temelli müzeler

Ziyaretçi temelli müzecilik anlayışına göre müzeler, aktarılmak istenilen şeylerle ilgili daha yaratıcı sergiler sunuyorlar.

Lütfen Dokun Müzesi (Please Touch Museum) http://www.pleasetouchmuseum.org/

Evet evet yanlış okumadın. Müzelerdeki “dokunmayınız” yazılarının aksine bu müzedeki objelere dokunulabiliyor, onlarla oynanabiliyor.

“Nesne temelli değil, ziyaretçi temelli müze”den kastedilen tam da bu. Müze içerisinde yer alan objelerin tarihi bir niteliği yok. Ancak çocuklara deneme, rol yapma fırsatı sağlıyorlar. Yetişkinler de etkinliklere katılıp çocuklarına pek çok şey yaparak, yaşayarak anlatma olanağı buluyor.

Japonya Robot Müzesi https://www.miraikan.jst.go.jp/en/

Müze içerisinde yer alan paneller kavramların daha iyi anlaşılması konusunda fırsat tanıyor.

Fotoğrafta görülen 3 boyutlu hareketli olan model depremlerin nasıl gerçekleştiğini ve insanların nasıl kurtulabileceğini göstermeyi hedefliyor.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Tarihi objelerin yer aldığı müzelerde “nesnelere dokunmak” hala mümkün olmasa da interaktif paneller müzecilerin yardımına koşuyor. Günümüzde Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde yer alan panelle ülkemizde yer alan tarihi şehirleri eski dönemlerdeki haliyle şöyle bir turlayabiliyorsunuz.

Fotoğraf kaynak: http://www.aktuelarkeoloji.com.tr/anadolu-medeniyetleri-muzesi

Ankara Etnoğrafya Müzesi’nde yer alan panelle seramik ve camdan üretilen nesnelerin yapım aşamalarını kendiniz deneyimleyerek öğrenebiliyorsunuz.

https://vimeo.com/76757342

Her şey müzeler için üretilen yeni oyuncaklar ve interaktif panellerden ibaret değil tabi, en eğlenceli kısma geliyorum: “Müze eğitimi”

Müze eğitimi, kısaca müze içerisinde grup halinde konu hakkında yapılan birçok etkinliği kapsar. Ülkemizdeki müzelerin birçoğunda müze eğitimi etkinlikleri yapılmakta.

Erimtan Müzesi /Ankara

Ankara’daki Erimtan Müzesi farklı yaş grupları için müze eğitimi etkinlikleri yapıyor. Arkeolojiyle ilgilenen uçurtmacılar için keyifli bir etkinlik olabilir. Daha fazla bilgi için:

http://erimtanmuseum.org/index.php/tr/egitim.html

Ankara Üniversitesi Oyuncak Müzesi/Ankara

http://cokaum.ankara.edu.tr/oyuncak-muzesi/

Rahmi Koç Müzesi/ İstanbul

http://www.rmk-museum.org.tr/rmk_muzede_egitim.htm

Bodrum Sualtı ve Arkeoloji Müzesi

http://www.muze.gov.tr/tr/muzeler/bodrum-sualti-arkeoloji-muzesi

Mardin Müzesi

Grup olmasanız da, eski prensiplerle hazırlanmış bir müzede birazcık hayal gücüyle eğlenebilirsiniz.  Müze içerisinde gezerken cebinizde birkaç soru olması yeterli. Nasıl mı? İşte birkaç örnek…

Bu resim bugün çizilseydi nasıl farklılıkları olurdu?*

Bugün çağdaş yaşamı resmedecek olsan nasıl bir sahne çizerdin?*

(İstanbul Arkeoloji Müzesi)

Bu nesneye bir isim koy. Neden bu biçimde?

Bir hikâye anlatılıyor gibi. Sence ne anlatılıyor olabilir?

Portresi çizilen kişi hakkında resim içerisinde ipuçları araştırın. Öyküler uydurun. Kimdi? O anda ne hissediyordu?

(*Sorular Alan R. Gartenhaus’un Yaratıcı Düşünce ve Müzeler” kitabından alınmıştır.)

“Küçük oğlan babasının kucağındaydı. En fazla 4 yaşındaydı. Ulusal Galeri’nin 43. odasının en çarpıcı eserlerinden biri olan Monet’nin tablosu Gün Batımı: Nilüfer’e dikkatle bakmasını istedi babası. Su vardı tabloda, belki bir ırmak ya da göl kıyısı? Sarı, turuncu, pembe ve mavi bir renk cümbüşü yüzüyordu suda. Baba sordu oğluna: “Sudaki bu rengin kaynağı ne sence?” Oğlan çok düşünmedi ve heyecanla yanıtladı: “Portakal mı düştü suya?” Kısa bir gülüşmenin ardından yanıtladı baba: “Neden olmasın?” ve devam etti sorusuna: “Bu tabloyu kim yaptı biliyor musun?” “Kim?” diye merakla sordu çocuk. “Claude Monet” dedi baba, tabloya ve oğluna bakarak. Oğlan heyecanla sordu yeniden: “Monet portakal mı yemiş, suya mı atmış kabukları… Monet portakalları mı seviyor?”“Evet seviyor ama bu sefer portakal yememiş, bu sefer güneş batıyormuş ve rengi düşmüş suya!” dedi baba. Bir süre sonra, aile odadan yavaş yavaş ayrılırken bu kez anne sordu çocuğa: “Sevdin mi tabloyu?” O an çocuk aniden döndü tabloya ve yanıtladı annesini heyecanla: “Monet! Monet yaptı bu tabloyu. O güneşi ve portakalları seviyor!..”

Ceren Karadeniz’in İngiltere’de Müze Eğitimi, Londra’dan İzlenimler kitabından alınmıştır.

 

Konu hakkında daha çok okuma yapmak istiyorum diyenler için:

Ceren Karadeniz, İngiltere’de Müze Eğitimi Londra’dan İzlenimler, Kalem Kitap

Bekir Onur, Çocuk Çevre ve Doğa: Çevre ve Yurttaşlık Eğitimi, İmge Kitabevi

Alan Gartenhaus, Yaratıcı Düşünme ve Müzeler, Ankara Üniversitesi Çocuk Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Yayınları

İnci San, Çocuk Müzeleri ve Yaratıcı Drama, Naturel Yayıncılık

Röportaj - Mehmet Onur Yılmaz ile çocuklar ve mimarlık

Temmuz 12, 2017

Çocukluğun İdare Edilişi Üzerine

Temmuz 12, 2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir